engelsiz düşler...
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Eylül 06, 2010, 03:07:55 ÖÖ

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Ara:     Gelişmiş Arama
"Engel; elde, ayakta, gözde, dilde, kulakta, ve zihinde değildir. Her ne kadar engelliler denilse de onlara asıl özür, onları göremeyen gözlerimizde, koşmayan ayaklarımızda ve uzanmayan kollarımızdadır."
2006 Mesaj 1067 Konu Gönderen: 268 Üye
Son üye: engel yoktur
* Ara Ana Sayfa Yardım Ara Giriş Yap Kayıt
+  engelsiz düşler...
|-+  Edebiyat, kültür ve sanat
| |-+  Yüreginizden Yüregimize Esintiler
| | |-+  YORGUN KELİMELER
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: YORGUN KELİMELER  (Okunma Sayısı 93 defa)
GÖKHAN SONSEL
Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 51



Üyelik Bilgileri
« : Haziran 13, 2010, 11:59:55 ÖÖ »

    Bir sabah uyandığımda, yüzünü hayal etmekten eskittiğim sevgilinin, hoş bakışını görmek coşkusuyla doldurmuştum içimi…
    Tam her şey düzelmiş derken, gizli ve karanlık bir köprüden geçip, sevgiliye
 giden yolda, yine yapayalnız buldum kendimi… 
    Sadece değdirsin istiyordum parmak uçlarını,yüreğimin en hassas noktasına, oysa kimse görmese bile, aşkımın baş harfleri, aşkımın gücü gibi  büyüktü.
    Anılarda seni  özelleştirip güzelleştirirken, yıllardan  arta alan bir filmin, her bir karesini binlerce kez ezberden izler gibiydim. Sen bu filmin başroldeki yıldızı, belki senaristiydin…
     Her zaman yanımda, yakınında olsun, gülümsediğinde, içimdeki buz dağları erisin, güneşin son ışıkları batmasın istiyordum, olmadı, olmadı, olamadı…
     Ağacından yeni kopmuş bir dalın, solmuş çiçeği gibi, yine yerlerde süründüm, yüreğim paramparça, denizlere sığamadım, çöllerde dolaştı yelkenli gemilerim…
        Soğuk bir kış günü yuvasından yere düşmüş, kanadı kırık yavru bir kuşun, gök yüzüne uçmak özlemi gibi, artık doğan güneşin ışığı fersiz, günün aydınlığı renksiz, öyle     bir geceki… zifirden daha siyah, kör karanlık ve dipsiz…
        Ceplerimde yalnızlığın çalıntı eşyaları, içimde alaca karanlığın sessizliği, gökyüzünden fırlayan bir şimşeğin, kaçarken bıraktığı aydınlık var…
        Cümleler yokuş yukarı tırmanıyor, kelimeler yoruluyor artık dudaklarımda,  kendimi  kimsesizliğin iplerine asıyorum, çünkü sen yoksun ve bir daha da olmayacaksın…Ama  ne olursa olsun, içimdeki sessiz  çığlık, biran bile susmayacak ve senden hatıra kalan o teninin kokusu, yaşadığım müddetçe, üzerimde kalacak…
        İnsanlar neden, bu kadar yorgun, yüzleri solgun ? onlar da gerçek bir dost mu bulamamışlar ? dost,dost,dosttt…sanki bilinmez bir  alemde, yepyeni bir kelime. Halbuki bilmezler ki, tam kaybolduğunu sandığın bir anda, sevginin kollarında yeniden doğar insanlar…Sevmek ve sevilmek, insanların görmek istediği en güzel rüya değil mi?...Ben sevdiğim zaman, damar, damar olur bedenim, ruhumdan bir anda kıvılcımlar yükselir, ömrü sadece bir güncük olan,
yüzlerce, binlerce kelebekcik olurum, kanatlarıma milyonlarca renk düşer, sadece bir çiçeğe uğramasam, belki hatırı kalır, darılır küser diye düşünür, aylarca kahrolurum…
        Yağmur, bulut ve şimşek, başımda  süs olurken, sevgi ve gülüşüme sığdırdığım insan sıcaklığımla, mevsimleri değiştirir, hıçkırığı gülüşe, hüzünleri
sevinçlere  döndürürüm. En yorgun kelimeler inerken yeryüzüne, yüzümde bir gülümseme, içimden kahkaha atasım gelir. Bilmediğim bir ülkenin ve bilmediğim bir semtinin ara sokaklarında, uçar gider bedenim gökyüzüne ulaşır,  yıldızların ortasında, aşkın oyun bahçesinde  ruhlarımız buluşur…

N.Gökhan SONSEL
Logged

BÜTÜN SEVGİLER AĞLAR
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.8 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!